Sokaklar türlü konularla ve dedikodularla pek canlıdır değil mi? Ama bu sefer renkler öyle cıvıl cıvıl değil. Ne dört büyük ailenin aralarındaki buzlar ne de eski konular...
Hiç birisi Hogwarst'ın içinde, derinliğinde yatan sırlar kadar zarar vermiyor yüreklerimize. Canlarımız, Bir tanelerimiz orada güvende olmadıktan sonra hangi aile kavgası bizi ilgilendirir ki?
Adını vermek istemeyen bir okuyucum:
"Sina. Profesör Kalliope'yi tekin olmayan yerlerde tekin olmayan kişilerle konuşurken gördüm." dediğinde gözlerindeki acı dolu ifade kalbimi acıttı. Bayan Kalliope'nin daha dikkatli olması gerekmez mi canlarım? Herkes herşeyi yanlış anlayabilir ama bu fitneye sebep vermek doğru mudur?
Sokakta karşılaştığım şirin bir aile ve şirin kızlarına öyle bir selam verirken duyduğum faveranlara kulak verin:
"Kızımız Hogwarst'a gidecek ama korkuyoruz. Yeni Profesörlerden hiç tanımadıklarımız var. Ayrıca kızımız Profesör Verdell'den korkuyor. Neden o kadar yaşlı bir adamı seçerler?"
Bu gibi ifadeler beni çok üzüyor. Bana ağır bir sorumluluk yüklüyor. Neden diye soramıyorum bile. Cevabı olmadığı için değil... Cevabı kötü olduğu için...